Yücel Korkmaz


SİYASETİN İNCELİĞİ

Siyaset ince bir sanat dalıdır. Siyaset ne kalındır ne incedir, siyaset ne duygudur ne duygusuzluktur, siyaset ne ağlamaktır ne sorumsuzca gülmektir, siyaset birle üçün arasında ortayı bulmaktır, kısaca siyaset DENGEDİR.


Bu denge siyasetinin en yakın tarihimizde hasta adam olarak anılan Osmanlı’yı tam 34 yıl boyunca ayakta tutan Cennet mekânı Abdülhamit Han’dır. Bir de günümüzde bir siyasetçi var ki düşman başına bu kişi Bülent Arınç Bey’dir. O kadar samimi ve içten konuşur ki “BEN AHMAKMIŞIM”deyip tarihe geçer. Yeri gelir bir gezi zekalı vandallara mesajınız alınmıştır diyebilir, yeri gelir ülkeyi kanserli hücre gibi işgal eden FETÖ’ye kol kanat gerip BAŞKAN ERDOĞAN’A tavır takınır.

Maalesef her zaman bir virüs gibi her taşın altından çıkmak için elinden geleni yapmıştır. Kendi partisi olan AK Parti’nin seçimlere gittiği bir süreçte partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’na pervasızca, ahmakça ‘parsel parsel sattın’ diyebilecek kadar çapsız olduğunu gösterebilir. Derdi nedir acaba ARINÇ’ın?

Cumhurbaşkanlığı yüksek istişare kurulu üyeliğine getirilen son seçimlerde partisinin milletvekili yapılan birinin bu çıkışları akıl sağlığı yerinde mi diye soruları beraberinde getiriyor. AK PARTİ kurulduğundan bu yana parti içindeki görevleri ve meclis başkanlığı görevleri düşünüldüğünde başbakan yardımcılığı görevi düşünüldüğünde bu görevlere bizzat cumhurbaşkanının onayı ve takdiriyle geldiğini unutup, gaflet ve dalalet içinde ak partiye ve onun liderine gaflet dalalet hatta ihanet içerisinde olmuştur.

En son yaptığı Selahattin Demirtaş‘a övgüler, kendi sonunu kendi eliyle hazırlamıştır. O bardağı taşıran son damla olmuştur. Ak Parti, Bülent Arınç yükünden kurtulmuştur. Bülent Arınç kimlerin kontrolündedir, kimler konuşturtuyor, kendi aklıyla konuşmayan bu adama hele ki gündemin HDP ve İP’in gizli bir anayasa çalışmasının olduğu iddialarının konuşulduğu bir dönemde böyle açıklamalar yapması, akıllara yoksa bu gündemin sümenaltı yapılıp daha derinlere inilmemesi için gündem değiştirmek mi, ortak aklın planı mı diye düşünmeden edemiyor insan.

Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesini isteyen Arınç, yılların hukukçusu olmasına rağmen Devran kitabını okudunuz mu? Okusanız fikriniz değişir. Mahkeme için bunu bir referans gösterip söylemesi, hukukçu kimliğini yerle yeksan ediyor. O zaman şu sonuç çıkıyor ki kitap yazan herkes suçsuz, bu o kapıya çıkıyor. Milletin gönlünde ve kalbinde Arınç’ın bu HDP, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala aşkı, milletimizde büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Bu hayal kırıklığını duyarsız kalmayan başkan Erdoğan gereğini yapıp Bülent Arınç’ın ipini çekti. AK Parti bu yükü taşımak için elinden gelen her şeyi yaptı. Partinin kurucusu ya da büyük ağabey ahde vefa gereği saygıda kusuru etmeyip her zaman başının üstünde tutmaya çalıştı. Rüyalarında bile göremeyeceği görevlere geldi ama ne yapacaksın “Vermeyince mabut, neylesin sultan Mahmut”

Davaya verdiğin zararla ahiretini mahvettin, ihanet ettin. Düşmanlarının eline defalarca koz verdin.

İyi okumalar.

tomracumre@hotmail.com

  • Cumartesi 6 ° / 2 ° Bulutlu
  • Pazar 2 ° / 0 ° Rüzgarlı
  • Pazartesi 3 ° / -2 ° Parçalı bulutlu