Soner Yanık


ÇOCUK VE KORKU

Hemen her çocuk, gelişiminin bir noktasında, belirgin bir nesne ya da duruma karşı tepki geliştirebilir ve korku duygusunu çok yoğun yaşayabilir. Bunun sebebi, dünyaya geldiği andan itibaren çevreyi tanımak adına yepyeni deneyimler yaşaması ve bazılarında kendini tehdit altında hissetmesiyle bir tepki göstermesidir.


Korku duygusu, bebekliğin 4.ayından itibaren başlar. Yani insanoğlu hayatının ilk 4 ayında korkusuzdur. Dünyaya yeni gelmiş, her şeye yabancı bir bebek, ani hareket eden bir nesneden korkarken; 2-3 yaş aralığındaki çocuklar yüksek ses, gök gürültüsü gibi dış etkenlerden korkarlar. 3-5 yaş arasında gelişmekte olan hayal gücü nedeniyle bu yaştaki çocuklar gerçek nesnelerin yanı sıra hayali imgelerden de korkarlar ya da gerçek objeleri hayal güçleri ile korkulacak şeylere benzetebilirler. 5-12 yaş arası çocuğun çevreyle olan etkileşimi artmıştır. Gerçekle hayali ayırt etmeyi ve ailedeki kuralları öğrenmiştir. Bu yaştaki, çocuğun çevreyle olan etkileşimi artmıştır. Gerçekle hayali ayırt etmeyi ve ailedeki kuralları öğrenmiştir. Bu yaştaki çocuğun korkuları daha çok hırsızlık, anneden babadan ayrılma, toplumsal düzen içinde cezalandırma, bedensel yaralanmalar üzerine yoğunlaşır.

Korkunun nasıl ortaya çıktığına bakacak olursak başlıca birkaç faktör görürüz. Bunlardan başlıcası korkunun öğrenilmesidir. Korku, bir duygudur ve hissedildiği zaman bazı davranışlar sergilememize yol açar. Bunlardan bazıları içten gelen ve doğal hareketler olduğu gibi bazıları da çevremizdekileri model almamız sonucu oluşur. Özellikle  çocuklar, büyürken anne ve babalarını çok dikkatli bir şekilde gözlemlerler. Onların olaylar karşısında verdikleri tepkileri taklit eder ve uygulamaya çalışırlar. Örneğin, o güne kadar köpeklerle çok fazla bir araya gelmemiş bir çocuğun köpekle ilgili herhangi bir düşüncesi veya duygusu yoktur, ama annesi her köpek gördüğünde  reaksiyon verip korkuyorsa çocuk da bunu kolaylıkla öğrenir ve aynılarını taklit etmeye başlar. Böylece korku davranışı öğrenilmiş olur. Bunun yanı sıra, normal şartlarda korkmayacağı bir durumla ani bir ses veya ışık gibi onu ürkütecek bir uyaran aynı zamanda eşleşirse çocukta korku oluşur. Mesela, yeni gelen sevimli oyuncak ayıyı kucağına ilk aldığında duyduğu yüksek sesle yerinden fırlayan küçük çocuk daha sonraları bu oyuncaktan korkmaya devam edebilir. Bunların haricinde, seyredilen bir filmin veya anlatılan bir hikayenin etkisinde kalmada görülebilir.

Anne ve babaların, çocuklarının yaşadığı korkuların daha ileriki yaşlara taşınmaması için dikkat edebilecekleri bazı noktalar vardır:

  • Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun hissettiği korkuya karşı saygı gösterin. Ona bu konu ile bağırmak, alay etmek veya korkusunu yok farz etmek korku sürecinin uzamasına sebep olacaktır.
  • Korkusunun ana kaynağını anlamaya çalışın. Ağlama veya kriz anları geçtikten sonra sakinleştiğinde bu konuyla ilgili sohbet edin ya da ondan duygularını anlayan bir resim yapmasını isteyin.
  • Beraberce deneyimleyebileceğiniz korkuları varsa yanında durarak ona destek olun ve bu süreci atlatmasını sağlatın. Örneğin, karanlıktan korkuyorsa el ele tutuşup beraberce karanlıkta durabilir ve ona bir şey olmadığının garantisini verebilirsiniz.
  • Çocuk anne ve babasının endişesini rahatlıkla anlar. Bu sebeple korktuğu olay veya nesneler hakkında konuşurken sakin bir şekilde dinleyin, onun korkusunu tetikleyecek aşırı tepkiler vermekten kaçının.
  • Korktuğu nesnelerin ilgili mizahi yönlerini bulup onlarla dalga geçmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin korktuğu canavarın resmini çizdirip ona bıyık, diş teli, gözlük takarak komik bir hale sokabilirsiniz.

Instagram / soneryaniik

  • Pazar 14 ° / 8 ° Bulutlu
  • Pazartesi 15 ° / 9 ° Sağanak
  • Salı 16 ° / 11 ° Rüzgarlı

İstanbul

18.04.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI