Zeynep Çay


ARKA BAHÇE

Yorucu bir haftayı daha geride bıraktık, hafta sonuna merhaba. “Selam sana, Cumartesi ve Pazar kardeş!”


Bu hafta epey bir yoğun geçti benim için, kendi adıma yapmam gereken bir sürü işimin yanı sıra, evimle ilgilendim çoğunlukla.

Kitaplarımın, notlarımın, eşyalarımın düzeniyle ilgilendiğim bu haftayı ‘eski eşyaları bulma haftası’ ilan ettim. O kadar eski eşya buldum ki! Kimilerini unutmuşum, hatta hatırlamadıklarım olduğu gibi, hatırlamaya çalışsam da hiç hatırlayamadıklarım oldu. Bir ufacık not, unutulmuş bir yüzük ya da İpek bir fular darmadağın etti beni. “Ne duygular yaşamışım,” deyip durdum kendi kendime. Kimimde şaşırdım, kiminde duygulandım, kiminde garip bir gülümseme yayıldı yüzüme. İnsan neler saklıyor kendi iç dünyasında, neler biriktiriyor arka bahçesinde. “Hiç düşündünüz mü, sizin arka bahçenizde neler gizli, nasıl bir yer arka bahçeniz?”

Eskiye dair neler vardı bulduklarım arasında neler, kenarları kıvrılmış eski bir not, kitap arasına iliştirilmiş ve kurumuş bir Açelya. Nesnelerin değildi önemi, hatırlattıkları anılarının güzelliği ve ruhumda hissettirdikleri. Sonra bir kahve yaptım kendime, pikaba bir plak koydum hafif bir müzik çalarken uzunca düşündüm her unuttuğum anıyı tekrar yaşadım, o duyguları, unuttuğumu sandığındaki insanları, isimleri. Sonra düşündüm ve o önemli soruyu sordum kendime; insan anıları olmadan yaşayabilir mi ya da nasıl yaşar? Sonra düşündüm, düşündüm beni ben yapan bu anıların güzelliği, ruhumun dehlizlerinde ki yankıları, içimde ki şarkıları, haykırışları. Saklanan, değer verilen her bir şey geçmişe dair öyle önemli ki iyi ya da kötü anılara sahip olmalarının önemi yok, onlar bana aitler, benim hayatımın puzzle parçaları onlar.

Sevgili dostum Hande Yöremen “Ben görmeyince unutuyorum, özlemiyorum, özlemeyi de unutuyorum,” diyor. Görülmeyen, uzak olan her şey unutuluyor mu yoksa duyulan hasret daha mı dayanılmaz oluyor? İnsan, unutuyor mu yoksa unutmak zorunda mı kalıyor? Bana göre her şey arka bahçemizde gizli. Ruhumuzda o büyülü bahçeye bir kapı açılıyor ve oraya her çıktığımızda bazen küçücük bir not, bir kutunun içine tıkılmış ve unutulmaya bırakılmış ufak hediye, yıllar önceye ait kurumuş çiçek tozu bile bizi darmadağın ediyor. Kimi artık hayatta bile olmayan, kimi de çok uzakta olanlara ait birer anı. Ama....

‘İnsan, anıları olmayan yaşayamaz.’ Görmeyince unuttum sandığımız hatta unutmayı unuttuğumuz herkes, arka bahçemizdeki masada oturuyor.

Pikapta Seyyan Hanım diyor ki;

‘Kolların, kanatlarıdır aşkın,

Gönlüme yakın gel, güzel yakın,

Gözlerin hülyalı, kalbin uçurum

Baktıkça deli olurum’

Arka bahçenizin kapılarını açın, bakın kimler bekliyor sizi masada.

Zeynep Çay

aldarionlarien@gmail.com

 

  • Salı 27 ° / 16 ° Güneşli
  • Çarşamba 23 ° / 15 ° Güneşli
  • Perşembe 22 ° / 14 ° Parçalı bulutlu

İstanbul

18.05.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI