Eyüp Bolat


ALGI NASIL YÖNETİLİR?

“Bu Covid bahanesi ile insanlara çip takacaklar.”  “Yok daha neler; siz de, iyice abarttınız. Komplo teorisi bunlar hep. Saçmalıyorsunuz.” 


Bu gün yazıma diyalogla başladım. Sizlerden hafızalarınızı yoklamanızı rica edeceğim. Hatırlarsınız, geçen yıl bu zamanlarda (Nisan-Mayıs aylarında) bazı insanlar sosyal medyada bu konulardan bahsediyordu. “İnsanlara çip takacaklar, böylece insanların beyinlerini kontrol edecekler, bunun adı dijital köleliktir” diyorlardı. Eminim ki birçoğumuz, oturup bu durumun mümkün olup olamayacağını düşünmüşüzdür. Belki de çoğumuzun vardığı sonuç yukarıda “yok daha neler” diyaloğuna çıkmıştır. 

Peki gerçekten insan zihnini kontrol edebilmek mümkün mü? Vücuda yerleştirilen çiple ne yapabilirler? Bu sorular da insanın aklını meşgul eden sorulardan bazıları. 1996 yapımı “Komplo Teorisi” filmini izleyenler bilirler, oradaki taksicinin üzerinde denen; ZKS (Zihin Kontrol Silahı) projesi var. Adamın beynine giriyorlar ve geçmişini silip istedikleri özellikleri yükleyerek, adamı profesyonel bir katile dönüştürüyorlar ve ardından bir gazeteciyi öldürtüyorlar. Bu filmin hikâyesi; yıl 1996. Yıl 1991 birinci körfez savaşında ABD ordusunun, Iraklı askerler üzerinde bu Zihin Kontrol Silahını kullandığı iddia edilmektedir. 

Buraya kadar anlattıklarım geçmişle alakalı. Şimdi günümüze dönelim, yıl 2021 ve son bir ayda haber ajanslarına düşen farklı birkaç haberden bahsedeceğim sizlere. İlk haberin başlığı şu; “ilk defa kablo kullanılmadan insan beyni tarafından bir bilgisayar yönlendirildi”. Bu haberi tersten okuyalım, “ilk defa kablo kullanılmadan insan beyni bir bilgisayar tarafından yönlendirildi”. İlki mümkün ise tersten okunması durumunda ortaya çıkacak sonuç da mümkün değil mi sizce? Bir sonraki haberin başlığı şu; “Pentagon yeni bir çip geliştirdi, bu çiple vücuda giren corona virüsü anında tespit ediliyor.” Haberin Türkçesi şu; size bir çip takalım, vücudunuzda olağandışı durumlar olursa, hastanelere kurduğumuz merkezlerdeki alarm sistemi ile size müdahale edebilelim. Ortaya atılan done, insanlar için, özellikle de son zamanlarda en hassas oldukları sağlık donesi. Peki sağlık bahanesi ile bedenimizle oynamanıza müsaade ettiğimizde, mesela kan şekerimizi yükseltme ihtimaliniz yok mu? Size ne kadar güvenebiliriz? Bir sonraki haber de şöyle; “Elon Musk, beyne yerleştirilebilen bir çip geliştirdi”; evet doğru duydunuz, beyne yerleştirilen bir çip geliştirdi. İyi de bu çipi beynimize nasıl yerleştirecekler? Yukarıda söylediğim gibi sağlığımızı bahane ederek yerleştirecekler. Hatta bizler gönüllü olacağız, ama kısa bir zaman sonra değil bir süre sonra, o süre ne kadar zaman sonra, onu bilemiyorum; ama kısa bir zaman sonra; ilk önce Alzheimer hastalarına takmak isteyecekler. Çünkü denek olarak onların kullanılması gerekiyor. E malum nörolojik bir durum söz konusu ve bu şekilde tedavi edeceklerini söylüyorlar. 

Şimdi “bu salgını bahane ederek insanlara çip takacaklar” söylemini atanlar için hala komplo teorisyeni çıldırmış insanlar demeye devam edelim mi? Yoksa adamlar doğru diyormuş mu diyeceğiz? 

Ben kısaca şunu söyleyeyim, yukarıdaki haberleri gördüğümde “adamlar haklıymış” dedim. Baştan beri içinde yaşadığımız durumun, algı olduğunu ileri sürenler oldu, netice itibariyle de bu konudaki görüşlerin hiç biri basında yer etmedi. 

Son zamanlardaki vaka artışlarına bakıyorum, bunlar kongrelerin sonuçları mı yoksa başka şeyler mi oluyor sorusunu da sormadan edemiyorum. Fakat aklımın almadığı bir şey var. Aralık ayında 35 binlerdeki vaka oranlarında 12 binlerde hasta rapor edilirken, bu gün 63 binlere gelmiş olan vakalarda, 2 bin dokuz yüzlerde hasta var. Bu oran bir türlü kafama yatmıyor. 

Kafama yatmayan bir hadise daha var oda şu; NTV “PCR testleri güvenilir mi?” diye bir haber yaptı, ve canlı yayına çıkardığı uzman şöyle diyor; “PCR testleri yalancı negatif üretebiliyor”. Kafanız karışmasın, özellikle buna odaklı bir haber yapıyorlar, o da şu demek, aslında negatif çıksanız bile negatif olmayabilirsiniz demek. Yani 60 binlerdeki hasta sayıları 160 binlerde olabilir demek. Peki ben de şu soruyu soruyorum; yalancı negatif çıkaran cihaz, yalancı pozitif de çıkarmaz mı? O zaman bu 60 binlerdeki pozitiflerin kaçı doğru sorusu gelmez mi akla? Yani bu durumu şu şekilde düşünün, “bardağın yarısı boş, bardağın yarısı dolu” aslında ikisi de aynı şey. 

Algı nasıl yönetilir sorusunun cevabını son bir yılda güzel öğrendik. 

bolat.eyp@gmail.com

  • Pazar 24.8 ° / 18.4 ° Açık hava
  • Pazartesi 25.1 ° / 19.1 ° Açık hava
  • Salı 23.7 ° / 19 ° Dağınık bulutlar

İstanbul

26.09.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI