'KERİMOĞLU’NUN OTURDUĞU DAİRE, BİR İŞÇİNİN 472 YILLIK KAZANCINA EŞ'

Bakırköy’de aylardır toplu iş sözleşmesi hakları için mücadele eden DİSK üyesi işçiler 12’nci eylemini yaptı.

Yapılan açıklamada, yaklaşık 3 yıldır işçilerin toplu sözleşmelerini yapmayan Başkan Kerimoğlu’nun öncesinde mühürlediği, sonrasında ise taşındığı evin değerinin, asgari ücretli bir çalışanın hiç harcama yapmadan 5664 ay yani 472 yıl boyunca alacağı ücreti biriktirmesi ile sahip olabileceği bir konut olduğu vurgulandı. 

İşçilerin en tabii hakkı olan toplu sözleşmelerin yapılmasını istediklerini söyleyen DİSK Genel İş Sendikası 2 Nolu Şube Başkanı Adil Çiftçi, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun birimleri dolaşarak işçilerin sendikadan istifa etmesi için bizzat baskı uyguladığını, örgütlü mücadelelerinin baskılara rağmen artarak devam edeceğini ifade etti. 

“KİMİ KİME ŞİKAYET EDECEĞİMİZİ ŞAŞIRDIK” 

İşçisiyle, memuruyla, esnafıyla, pazarcısıyla ve en önemlisi de halkıyla sürekli bir çekişme halinde olan Başkan Kerimoğlu’nun, sendikalarının yetkisine itirazından dolayı yıllardır mahkemelerde dolaştıklarını, bu süreçte de Kerimoğlu’na söz geçirecek bir yetkili ardıklarını ama kimsenin müdahale etmediğini belirten Adil Çiftçi, kimi kime şikayet edeceklerini şaşırdıklarını belirtti. 

Bakırköy Meydanı’nda 12. kez bir araya gelen işçiler adına basın açıklamasını okuyan DİSK Genel İş Sendikası 2 Nolu Şube Sekreteri Süreyya Doğan, öncelikle sendika olarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kaldırılan İstanbul Sözleşmesi’nden bahsederek, alınan kararı kabul etmediklerini ifade etti. 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN KALDIRILMASINA TEPKİ GÖSTERDİLER

Kadınlara karşı yapılan şiddeti kınayarak karısında olduklarını belirten Doğan, “Bizler de burada aylardır başka bir şiddete karşı direniyoruz” dedi. Hak gaspları, kuralsız ve güvencesiz çalıştırma, baskı, zulm, onur kırıcı hakaret ve tehdit edici konuşmalarla, işçilere yaşatılan ekonomik ve psikolojik şiddete karşı direndiklerini söyleyerek açıklamasını sürdüren Süreyya Doğan şöyle devam etti: 

“KAR ETMEK İÇİN DEĞİL, HALKA HİZMET İÇİN ATANDINIZ”

“Bülent Kerimoğlu’na sesleniyoruz. Siz, özel sektör işvereni değilsiniz. Kar etmek için değil, halka hizmet için atandınız ve göreve geldiniz. Atandığınız görev size işçinin, çalışanın hayatını sömürme ve söndürme hakkı vermez. Bizim fermanımızı yazmaya kalkarsanız; kusura bakmayın ama, biz de sizi afaroz ederiz.

Bakırköy Belediyesi çalışanları olarak 12 Şubat’ta her salı ve perşembe başladığımız eylemlerimizin 12’ncisini bugün gerçekleştiriyoruz. Bu eylemlerimiz dışında CHP İstanbul İl Binası önünde yapmış olduğumuz basın açıklamasıyla da sesimizi duyurmaya çalıştık. Her defasında konumuz Bakırköy Belediyesi çalışanları, sorunumuz da Bakırköy Belediyesi çalışanlarının yapılmayan toplu iş sözleşmesidir ve alanlarda olmamızın sebepleri bu hususlardır dedik.  

Demokratik söylemlerle, hak, hukuk, adalet ve demokrasi vurgusuyla göreve gelen Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, her gün yaptıkları ve konuştukları ile söylemleri ve uygulamaları farklılıklar göstermeye devam etmektedir. Şimdi de işçileri zorla ve baskı ile toplayarak tehdit etmekten çekinmeyen Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, toplu sözleşme yapmayacağını, DİSK‘i istemediğini ve 5 lira yemek parası ile ücretleri artırmayacağını işçilere söylemiştir. Belediye Başkanı bizzat alanlara inerek işçilere, uygulamaları beğenmeyenlerle yolumuzu ayıracağız demiştir. Hatta beğenmeyenler ve çalışmak istemeyenler çekip gidebilir deme cüretini de göstermiştir. Bunları işçilerin yüzüne baka baka söyleyen Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, daha bir hafta önce basın karşısında ve sosyal medya üzerinden, emekçilerin yanındayız, emeğin en yüce değer olduğunu, emekçilerle sorun yaşamayız diyerek devamında yoksulluk, işsizlik gibi sorunlar ile mücadele etmeliyiz demiştir. Dediğimiz gibi Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu iki farklı kişiliğe sahiptir. Söylemleri farklı, uygulamaları farklıdır. Kamu görevini kötüye kullanmaktadır. Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’na işçiler inanmamakta ve güvenmemektedir.” 

“BAKIRKÖY BELEDİYESİ KİMSENİN ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR”

“Bakırköy Belediyesi kimsenin çiftliği olmadığı gibi, baskı, tehdit ve küfürlerin yapılacağı bir kurum değildir. Şimdiye kadar Bakırköy Belediye Başkanlığı yapmış başkanlarımız, bu şekilde vurdum duymaz davranışlar sergilememiş ve kavgacı olmamışlardır. Ayrıca toplu sözleşme yapılıp yapılmaması yasa ve kanunlar ile belirlenir. Verdiğiniz 5 lira yemek ücreti ile emeğe ve emekçiye bakışınızı ortaya koymuş olmaktasınız. Kazanılmış hakları gasp etmek ve ücret düşürmek, emek düşmanlığından başka bir şey değildir.” 

“BAKIRKÖY BELEDİYESİNDE HAK, HUKUK, ADALET VE DEMOKRASİ YOK”

“Basında konuşulan ve kamuoyunda herkes tarafından bilinmekte olan Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu‘nun oturduğu konut tartışmalara neden olmuştu. Bugünkü değeri 2 milyon dolar yani yaklaşık 16 milyon liradır. Asgari ücretli bir çalışanın hiç harcama yapmadan 5664 ay yani 472 yıl boyunca alacağı ücreti biriktirmesi ile sahip olabileceği bir konuttur. Anlayacağınız sosyal adalet yine lafta kalmıştır. İşçilere gelince paramız yok daha fazlasını ödeyemeyiz diyenlerin, yaşam şartları ortadadır. Yaşadıklarımız ve gördüklerimiz gösteriyor ki, Bakırköy Belediyesi’nde hak, hukuk, adalet ve demokrasi yoktur. Bizler emeğimize, alın terimize ve insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürmek, insanca yaşamak ve insanca çalışmak istiyoruz.”

TALEPLERİNİ BİR KEZ DAHA DİLE GETİRDİLER

“2018 yılından bugüne kadar belediye bütçesinin arttığını ama personel giderinin 120 milyondan 90 milyona düştüğünü söylemiştik. Bakırköy Belediyesi’nin her yıl çalışanlardan 30 milyon lira kâr ettiğini de belirtmiştik. Belediye bütçesi bellidir. Tüm bu olanlara ve imkânlara karşı taleplerimiz günün şartlarına göre en masum ve en demokratik taleplerdir. İşçilerin toplu sözleşmesi yapılsın, işçilerin demokratik ve yasal talepleri yerine getirilsin, işçilerle uğraşmayın, işçilerin ekmeği ile oynamayın, işçilerin sabrını ve inancını sınamayın.

  • Bakırköy işçilerinin anayasal hakkı olan toplu sözleşmelerini yapılsın
  • Keyfi olarak işten attığınız işçileri geri alınsın
  • Ücretlerinde kesinti yaptığınız işçilerin ücretlerini eski haline getirilsin
  • İşçiler üzerinde yapılan baskılara tehditlere son verilsin
  • Sendikalı olma hakkımıza saygı gösterilsin
  • Sorunlarımız masada çözülsün…”

SELVİ SARITAÇ - İSTANBUL GÜNDEMİ