İŞÇİLERDEN KERİMOĞLU’NA “ARTIK YETER”

‘Kısa Çalışma Ödeneği’ ve ‘Esnek Çalışma Modeli’ uygulamalarıyla pandemi sürecinde iyice mağdur olan 1100 işçi, şimdi de "Eşit İşe Eşit Ücret" uygulaması ile düşürülen maaşları karşısında ‘Artık Yeter’ dedi.

Bakırköy Belediyesi çalışanları, belediyenin haksız uygulamaları karşısında meydana indi. Belediye emekçileri olarak tek taleplerinin, insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürmek ve günümüz şartlarında ailelerinin geçimini sağlamak olduğunu söyleyen işçiler, üyesi oldukları DİSK Genel-İş Sendikası ile birlikte Avrupa Yakası 2 Nolu Şube Başkanı Adil Çiftçi öncülüğünde basın açıklaması düzenledi.

 

Pandemi süreciyle birlikte sağlık çalışanlarından sonra en tehlikeli ve en riskli çalışma grubunu belediye hizmetlilerinin oluşturduğunun altını çizerek açıklamasına başlayan Adil Çiftçi, 2018’den beri yaşanan süreci anlattı. 

 

 

2018’DEN BERİ 3. ŞİRKET DEĞİŞİKLİĞİ

 

Çöp toplama hizmetleri başta olmak üzere, kamu hizmeti yapan tüm çalışanların hem kendilerini, hem de ailelerini risk altına alarak çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini belirten DİSK Genel-İş İstanbul Avrupa Yakası 2 Nolu Şube Başkanı Adil Çiftçi, Bakırköy Belediyesi’nin 2018 Nisan ayından bu yana, Byuaş, Makriköy ve Bak-Per olarak 3 şirket değişikliğine gittiğini ve yapılan değişikliklere karşılık DİSK Genel-İş’in, her durumda yetki çoğunluğunu sağlayarak Çalışma Bakanlığı 'ndan yetki tespitini aldığını söyledi.

 

Yetki tespitlerine itiraz ederek 2018 yılından beri toplu sözleşme sürecini uzatan ve uzatmaya da devam eden Bakırköy Belediyesi’nin, pandemi süreciyle birlikte  "Kısa Çalışma Ödeneği" ve "Esnek Çalışma" modellerini devreye soktuğunu, yetmezmiş gibi şimdi de "Eşit İşe Eşit Ücret" adı altında birçok çalışanın maaşlarını düşürdüğünün altını çizdi.

 

“Mağduriyetlerin Temel Nedeni Toplu İş Sözleşmesinin Yapılmaması”

 

Kazanılmış hakların geri alınmasını ve maaşların düşürülmesini asla kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizen Çiftçi, 2.825 lira açıklanan asgari ücrete karşın CHP 'li belediyelerin işçilerine 3.100 lira üzerinden sözleşme yaptığını ifade ederek, “Tüm olumsuzluklara karşılık yeniden söylüyoruz. Sorunlarımızı masa başında çözmekten yanayız. Bugün itibariyle gelinen son noktada, belediye şirketimiz de çalışmakta olan 1.100 civarındaki işçi arkadaşımız mağduriyet yaşamaktadır. Bu mağduriyetin temeli, toplu iş sözleşmesinin olmamasıdır” dedi.

 

 

2018 yılından sıkıntı içinde olan emekçinin sorunlarının çözümüne dair hiçbir hareket olmadığını da belirten Adil Çiftçi, konuşmasını şöyle sürdürdü.

 

“Çalışma şartlarının olumsuzluğunun en başında kuralsız, güvencesiz ve toplu sözleşmesiz çalışma vardır. Kısa çalışma ödeneği, açlık sınırına yakın yoksulluk sınırı altında bir maaş ile yaşamaya mahkum edilmek, maaşların düşülmesi, kişiye göre uygulamalar, ünvan değişikliği ve görevlendirmelerdeki yanlışlar, onayı ve isteği olmadan başka kurumlara devredilen işçi arkadaşlarımızın mağduriyeti, saha da personel eksikliği ile iş yükünün artması, iş kıyafetlerinin iş ayakkabılarının temin edilmemesi, mesailerin verilmemesi, soyunma yerlerinin olmaması yada düzensizliği, pandemi sürecindeki riskli çalışma durumu ve bunun gibi yaşadığımız onlarca sıkıntımız vardır. Bütün bu olumsuzluklara karşı topyekûn ve kararlı bir şekilde mücadele etmemiz gerekmektedir. Sadece bugününü düşünerek sessiz kalarak hareket etmek, yarın başına gelecek bir olumsuzlukta yalnız kalmak demektir. Ve taleplerimiz varsa mücadelemizde olacaktır.”

 

“SORUNLARIMIZI MASA BAŞINDA ÇÖZMEK İSTİYORUZ”

 

Sorunların çözümünün ancak ve ancak toplu iş sözleşmesinin imzalanması ile sağlanacağını bir kez daha yenileyen Adil Çiftçi, “2018 yılında şirket kadrosuna geçerek KHK zulmüne maruz kaldık. Şimdide 1 Temmuz 2020 itibariyle toplu iş sözleşmesi yapamayarak, hem zam alamadık, hem esnek çalışma modeli uygulanıyor, hemde maaşlarımız düşürüldü, sigorta primlerimiz yatmadı. Ailemiz ve çocuklarımız için gelecek kaygısı yaşıyoruz. İsteğimiz çok basit, masa başında sorunlarımızı çözmek istiyoruz. Buradan tekrar söylüyoruz. Sözleşme hakkımız engellenmesin, düşürülen maaşlarımız normal seviyeye getirilsin, hak kayıplarımız durdurulsun, esnek çalışma uygulanmasın, masa başında sorunlarımız çözülsün ve toplu iş sözleşme sürecimiz başlasın” dedi.

 

“SOSYAL YAŞAM ALANLARIYLA BİRLİKTE, ÇALIŞANLARDA DEVİR EDİLİYOR”

 

Son olarak amacına uygun kullanılmadığı için Bakanlık tarafından tüm yetkileri alınan belediyenin Yeşilköy Bakyaşam Huzur Evi’ni kaybetmesinin ardından, Kartaltepe Mahallesi’nde bulunan Şefkat Huzur Evi’ni tahliye edilmesini eleştiren Çiftçi, “Bakırköy’ün sosyal yaşam alanları devir ediliyor” ifadeleriyle, “Bir mal, bir eşya, bir çanta gibi sağa sola savrulan işçi arkadaşlarımız da devir ediliyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

 

Mahmut Erdinç / Selvi Sarıtaç - İstanbul Gündemi