İBB’nin ilk toplantısı İSPAR, İSKİ ve İETT tartışmalarıyla geçti!

İBB’nin adli tatil sonrası yapılan ilk Meclis toplantısı İETT, İSKİ ve İSPARK tartışmalarıyla geçti. Karşılıklı tartışmalarla geçen toplantıda, grup başkanlarının konuşmaları, ortamın daha da gerilmesine neden oldu.

ÖZKAN: “U-RAY ŞİRKETİ KURULUYOR”

Ulaştırma Bakanlığı'nın İstanbul'da yaptığı metroların logosunu “U” olarak değiştirmesini eleştiren İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, “Bugün tabelaları değiştirenler yarın tabela partisi olmaya mahkumdur” diyerek, İBB şirketi Metro A.Ş.'ye alternatif olarak Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde “U-Ray” isimli yeni bir şirket kurulmasının ve Türkiye Kart isimli bir kart ile yeni ödeme sistemi geliştirilmesinin planlandığını iddia etti.

“BİNALİ YILDIRIM KAZANSAYDI, MARMARAY İBB’YE DEVREDİLECEKTİ”

İBB'ye paralel bir belediyecilik yapılmaya çalışıldığını söyleyen Özkan, “Bu işi de geçmiş dönemde İBB Genel Sekreter Yardımcısı olan bakan yapıyor” ifadeleriyle, Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım’ın İBB Başkanı seçilmesi durumunda, Ulaştırma Bakanlığı'nın işlettiği Marmaray'ın İBB'ye devredilmesinin düşünüldüğünü dile getirdi.

GÖKSU: ‘‘MESCİD-İ DIRAR VE BEL'AM BENZETMESİ’’

İYİ Partili Özkan’ın konuşmasında bütün camileri “Mescid-i Dırar” (zararlı mescit) olarak tanımladığını iddia eden Göksu, “Bütün camileri Mescid-i Dırar diyene verecek tek bir cevap var: Be'lam'dır. Mescid-i Dırar varsa baş imamı sen olursun” dedi. İYİ Partili İbrahim Özkan’ı sık sık “Bel'am” diyerek eleştiren Göksu, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu CHP’nin dahi bu kadar savunmadığını dile getirerek, İBB birimlerinin İYİ Parti ve CHP arasında bölüştüğünü iddia etti.

Bel’am ifadesinin çok ağır bir itham olduğunu söyleyerek Göksu’ya cevap veren İYİ Partili Özkan, “Allah'ın vahyi ile tanışmış, iman etmiş ama daha sonraları şeytanın ayak oyunlarına kapılmış, dünyalık çıkar için dinini, peygamberini ve inananları satmış bir kimse” anlamına gelen Bel’am ithamı ile Göksu’nun kendisini tarif ettiğini söyleyerek, “Hucurat suresinde ‘birbirinize kötü lakaplar takmayın' buyrulur. Biz Göksu her kürsüye çıktığından ona FETÖ ile ilgili övgü dolu sözlerini hatırlatıyor muyuz? Hayır” diyerek cevap verdi.

Göksu’nun İSKİ, İSPPARK ve İETT ile ilgili konuşmasına cevap veren CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, İETT ile ilgili iddialara, 300 otobüs almak için 9 aydır Cumhurbaşkanlığı’nda bekleyen 90 milyon euroluk kredi onayına Türkiye’nin dış borç stokunu büyüteceği gerekçesiyle verilmediğine dikkat çekerek, “Kendine uçak alırken, saray yaptırırken dış borç yok, biz İstanbul’a metrobüs alırken dış borç var” diyerek tepki gösterdi.

Türkiye'nin 450 milyar dolar dış borcu olduğunu ifade eden Subaşı “Uçak alırken dış borç büyümüyor. Halka metrobüs alırken dış borç büyüyor. Mahalli idarelerin dış borcu 4 milyar dolar. İETT'nin 300 araç için yatırım talebi, 0.1 milyar dolar bile değil. Dış borcumunuz ülke borcunun binde biri. Onay için de tek bir imza istiyoruz. Bunu da kendimiz için istemiyoruz. Bizi güç duruma düşürmek istiyorsanız başka şeyler bulun. Vatandaş mağdur oluyor” dedi.

SUBAŞI: “İBB’NİN ÖZKAYNAKLARLA DEĞİL İDO'YU SATIP ALDINIZ”

2013-2018 yılları arasında İETT araçlarının yüzde 75'inin İBB’nin kendi öz kaynaklarıyla yenilendiğini ifade eden Göksu’ya da cevap veren Subaşı, İETT araçlarının o dönemde özkaynaklarla değil, satılan İDO karşılığında alınan parayla alındığını söyleyerek, “Parasını da siz değil, taksitler halinde hala biz ödüyoruz “ diyerek cevap verdi.

ÖZGÜR KARABAT’LA İLGİLİ KONUŞTU

İETT’nin bakım ihalelerini alan şirketin CHP’li Milletvekili Özgür Karabat’ın mali müşavirliğini yaptığı şirket olduğu eleştirilerini yapan Göksu’ya hitap eden Subaşı, Karabat’ın eskiden mali müşavirliğini yaptığı söz konusu şirketten, İBB ile iş yapacağını öğrenince ayrıldığını söyleyerek, “Büyük bir yolsuzluk bulmuş gibi çıkıyorsunuz, siz Phileas otobüslere bakın” diyerek, Kadir Topbaş döneminde alınan ve kullanılamayan metrobüsleri hatırlattı.

CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, İETT otobüslerinin bakım ihalesini alan firmanın Ak Parti döneminde de İBB ile çalıştığını söyleyerek, “Şirketin mali müşavirinin kim olduğunun hiçbir önemi yok” ifadeleriyle tartışmanın yersiz olduğuna dikkat çekti.

Selvi Sarıtaç / İstanbul Gündemi