İBB MECLİSİNDE ALAATTİN ÇAKICI VE KANAL İSTANBUL TARTIŞMASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü kasım ayı toplantılarının ikincisinde Alaattin Çakıcı’nın mesajları gündem olurken Kanal İstanbul projesi de konuşuldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit eden, organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş Alaattin Çakıcı’ya bir tepki de İBB CHP Grubu’ndan geldi.

 

CHP’Lİ İNAN GÜNEY SAVCILARI GÖREVE DAVET ETTİ

 

CHP Grubu adına söz alan İBB Meclis Üyesi İnan Güney, bir cezaevi müdaviminin Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nu ölümle tehdit etmesini, ülkedeki otorite eksikliğinin ve bitmiş bir iktidarın göstergesi olduğunu söyleyerek, Cumhuriyet savcılarını göreve davet etti.

 

İBB Meclisi Kasım ayı dördüncü birleşimi İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezi’nde sosyal mesafe kurallarına uygun olarak gerçekleştirildi. CHP Meclis Grubu adına söz alan Meclis Üyesi İnan Güney, Alaattin Çakıcı’nın sosyal medya üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik mektubuna cevap verdi.

 

İnan Güney, “Genel Başkanımız, hak ve hukuk mücadelesinin neferi Kemal Kılıçdaroğlu’na, varlığını neye borçlu olduğunu çok iyi bildiğimiz, ismini dahi anmaya tenezzül etmeyeceğimiz bir cezaevi müdavimi, mafya bozuntusu tarafından ağır ifadeler kullanılmış ve ölüm tehdidi yapılmıştır. Bu parti otel lobilerinde emperyalist pazarlıklarda değil, savaş meydanlarında Cumhuriyet’i kurmuş partidir. Bu parti kot pantolon üstüne kefen giyenlerin değil, kefensiz toprak altında yatanların partisidir. Bu parti ölüm nereden ne zaman gelirse gelsin hoş gelmiş sefa gelmiş diyenlerin partisidir. Bu koltuk Emperyalizmi dize getirmiş Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğudur.  Bu koltuk 69 yaşında 490 kilometre yol yürüyen, soruşturmaların, davaların korkutamadığı Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğudur” dedi.

 

Ak Parti Grubuna seslenen CHP’li Güney, “İktidara geldikleri günden 18 yıl sonra reform yapma ihtiyacı hissettiğiniz yargıyı ve Cumhuriyet savcılarını buradan göreve davet ediyoruz” diyerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik açılan Kanal İstanbul soruşturmasını da kınayan Güney, “Kıbrıs’a 7 uçakla gidenlerin kamu kaynakları hassasiyetini anlamalarını zaten beklemiyorduk. Devlet projesi cumhuriyettir, devlet projesi eğitimdir, devlet projesi yargı bağımsızlığıdır, devlet projesi yoksullukla mücadeledir. Rant projelerinizi ne bize, ne bu halka ne de İmamoğlu’na dayatamaz ve kabul ettiremezsiniz. Ne sizden ne de gölgenizden korkmadık, korkmuyoruz. Bu ülke korkusuz, yüreği ülke sevgisiyle dolu, yarınlara umutla bakan milyonlarca aydınlık insanın vatanıdır” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

 

“İMAMOĞLU’NA AÇILAN DAVA KAMU KAYNAKLARININ KULLANILMASI İLE İLGİLİ”

 

CHP’li Güney’in ardından AK Parti Grubu adına konuşan Faruk Gökkuş, CHP ile ilgili Cemil Koçak’ın “Cemil Koçak diyor ki; ‘CHP devleti kuran parti değil, devletin kurduğu bir partidir. O koltuk da Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğu değil. Mustafa Kemal Türk milletinin gönlünde yer etmiş bir önderdir’ sözlerine atıfta bulunarak, “CHP istismarı bıraksın o noktada. Türkiye’de hukuk devleti işliyor. Genel başkanın avukatı aracılığıyla yasal yollara müracaat etti” dedi.

 

Ak Partinin yılladır vesayet altındaki yargının bağımsızlığı için hala daha mücadele ettiğini söyleyen Gökkuş, İmamoğlu için açılan davanın da kamu kaynaklarının kullanılması ile ilgili olduğunu söyledi.

 

Tüm üst ve alt geçitlere, pazar önlerine afiş asıp, kitap basarak ‘Bu bir ihanettir’ demeyi kamu kaynaklarından yapmanın suç mudur, değil midir? incelemesinin yapıldığını belirten Gökkuş, “Müfettiş incelesin bakalım, korktuğunuz bir şey mi var?” dedi.

 

“KANAL İSTANBUL PROJESİ İLE İLGİLİ AYNI FİKİRDE DEĞİLİZ”

 

CHP ile Kanal İstanbul konusunda aynı fikirde olmadıklarını belirterek konuşmasını sürdüren Faruk Gökkuş, “Kanal İstanbul konusunda meclisimizde araştırma komisyonu kurulmuştu. Yüzlerce bilim adamından görüş alındı. Sizlerin de bilim adamlarından aldığınız görüşler var. Farklı görüşler var ama CHP’nin şöyle bir ön yargısı var: Yapılan her projede rant arıyorlar. Biz bu projenin doğru ve yüz akı bir proje olduğuna inanıyoruz. Türkiye, Montrö Anlaşması ile tam hakim olamadığı boğazlar rejiminden tam hakim olacağı boğazlar rejimine geçmek istiyor. Bundan da bir gelir bekliyor. Evet bundan bir rant olacak. Süveyş Kanalı’ndan Panama Kanalı’ndan nasıl o ülkeler rant elde ediyorsa millet için böyle bir rant oluşacak ve milletin bekası için kullanılacaktır. Her şeye rant projesi gözü ile bakmayın. Sizinle aynı fikirde olmayan, projeyi savunan kişilere bu şekilde hitap etme hakkını size kim veriyor? Bu proje cumhurbaşkanımız tarafından millet onayına sunulmuş ve proje ile seçime gidilmiş, millet de Cumhurbaşkanımıza olur vermiştir” dedi.

 

“BİZİM AVUKATLARIMIZDAN ÖNCE BİR HAMLE YAPILMASI GEREKİRDİ”

 

AK Parti Grubu adına söz alan Gökkuş’a cevap veren CHP Meclis Üyesi Mesut Kösedağı, İnan Güney’in sözlerini neden AK Parti’nin üzerlerine alındığını anlamadıklarını söyleyerek, “Normal demokratik işleyişi olan ülkelerde bu sözde mektup ortaya çıktıktan sonra savcıların dava açmak için sıraya girmeleri gerekirdi. Bizim avukatlarımız gerekli girişimleri yaptılar ama işin buraya gelmeden bir hamle yapılması gerekiyordu” dedi.

 

Kanal İstanbul’la ilgili Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen suçlamayla ilgili de konuşan CHP’li Kösedağı, “Biz İBB’nin kaynaklarını Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun takdiriyle halkımız için kullanıyoruz. Biz kaynaklarımızı Kanal Istanbul’u Katarlılara pazarlayacağım diye Katar’ın meydanlarında ve AVM’lerinde maketler yaparak kullanmıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

İYİ PARTİ DE DÜŞÜNCELERİNİ AÇIKLADI

 

Konuyla ilgili İYİ Parti Gurup Sözcüsü Suat Sarı’da, Kanal İstanbul’u bu mecliste savunmanın komik olduğunu söyleyerek, olayın hukuk olarak değil, biraz da teknik ve global ölçekte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, ülkenin bugünkü ekonomik durumunda önceliğinin Kanal İstanbul olmaması gerektiğini söyledi. Şehirleri büyütmek yerine, şehrin içine yatırım yapmanın öncelikleri olması gerektiğini belirten Sarı, “Toplanan 37 milyar Deprem Vergisi'ni İstanbul’a harcasaydık, bugün burada bunları konuşmayacaktık” diyerek, ülkenin en büyük sorununun eğitim olduğunu ve eğitime gerekli bütçe ayrılmadığı için bugün enflasyonu ve faizi konuştuklarının altını çizerek, “Lütfen önceliklerimizi daha iyi belirleyelim. Hükümetlerin bütçeleri incelensin. Hangi dönemde eğitime ne kadar pay ayrılmış? O zaman eğitime verilen önem görülecektir" diyerek konuşmasını tamamladı. 

 

SELVİ SARITAÇ – İSTANBUL GÜNDEMİ