Gelecek Partili Cuma İçten: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kaldıracağız

Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı ve 24. Dönem Milletvekili Cuma İçten, iktidara geldiklerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kaldırıp yerine güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceklerini söyledi.

Gelecek Partisi Eyüpsultan İlçe Başkanlığı yerel medya ile kahvaltıda buluştu. Kahvaltı programına Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı ve 24. Dönem Milletvekili Cuma İçten, Eyüpsultan İlçe Başkanı Seyit Ahmet Gün, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve yerel medyanın temsilcileri katıldı.

 

Programın açılış konuşmasının yapan Gelecek Partisi Eyüpsultan İlçe Başkanı Seyit Ahmet Gün, Eyüpsultan’da çalışmalara yoğun bir şekilde devam ettiklerini ve Eyüpsultan’ın sorunlarına dokunmaya devam ettiklerini söyledi.  Başkan Gün, ‘‘Biz Eyüpsultan’ı beraber inşa edeceğiz, Eyüpsultan’ın bütün sorunlarına değineceğiz. Sorunlarına üzerine giderken medyanın desteğini bekliyoruz.’’ dedi.

Daha sonra konuşan Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı ve 24. Dönem Milletvekili Cuma İçten, ‘‘Diğer siyasi partilerin de sık sık eleştirdiği bizimde hükümete geldiğimizde sistem değişikliğini öne sürdüğümüz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Aslında diğer tüm muhalif partilerle ortak bakış açımız şu; biz iktidara geldiğimizde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kaldıracağız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne alternatif olarak hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’nin tüm detaylarını yasama ve yürütme erklerinin birbirinden nasıl birbirinden ayıracağımızı, Cumhurbaşkanı’nın asli görevlerini, Başbakan’ın asli görevlerinin ne olacağını, Meclis’in nasıl çalışacağını kamuoyuyla paylaştık.’’ dedi.

 

''BİR EVE 5 MAAŞ GİRMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL''

6 maddeden oluşan Temiz Siyaset Belgesi’yle politikacı ve bürokratların kendilerini parasal ilişkilerden ayrıştıracak ve kirli ilişkilere bulaştırmayacak bilimsel bir yaklaşımı kamuoyuyla paylaştıklarını kaydeden İçten, ‘‘Bazılarının üç bazılarının eşiyle beraber bir eve beş maaşın girdiğini bazılarının gelirinin 200-300 bin lira gibi rakam bulduğu Türkiye’de yaşıyoruz. Bu siyaseten asla kabul edilebilir bir durum değil. Genel Başkanımız Başbakan iken de bunu dile getirdiğinde bunun hazırlığını parlamentoda bizim de olduğumuz bir dönemde yaptığımızda aynen şu ifade kullanıldı şu an ki iktidar tarafından ‘siz bu yasayı geçirirseniz ki komisyonlardan geçmişti bu; biz o zaman il başkanları ilçe başkanları bulamayız’ dediler. İşte bu da şu an Türkiye’nin en fazla sorun yaşadığı mafya-siyaset-iş dünyası ilişkilerinin son bulabileceği bir testimizdir bu temiz siyaset belgesi.’’ diye konuştu.

Kendisinin de mustarip olduğu Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) meselesiyle ilgili ilk ciddi çalışmanın Gelecek Partisi tarafından yapıldığını kaydeden Cuma İçten, ‘‘EYT Dernek Başkanı’yla birlikte toplantı gerçekleştirdik. İçi dolu çalışılmış bir şekilde dosyayı kamuoyuyla paylaşan tek parti biz olduk. Gelecek Partisi aylarca bir çalışma yaparak popülist bir yaklaşım göstermeden EYT sorununu nasıl çözeceğini ortaya koydu.’’ dedi.

‘‘ADALET VE HUKUK ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA’’

Yayınladığı videolar ve Twietter paylaşımlarıyla ciddi iddialar ortaya atan organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarının siyasetin içinde hep konuşulan aslında bir çok siyasetçinin haberdar olduğunu söyleyen İçten, ‘‘Ancak defaten ben ve başka siyasetçi sosyal medya hesaplarından parça parça bazı konuları dile getirmelerine rağmen maalesef kamuoyu oluşturulamadı. Bu işlerin içinde olan bu işlere şahitlik etmiş birinin dışarı çıkarak bunları itiraf etmesi de karşılık buluyor. Karşılık buluyor ama kamuoyunda karşılık buluyor aslında olması gereken adalet, hukuk askıya alınmış durumunda. Bugün Türkiye tek bir adamın hegemonyası altında. Hepimiz şu an tek bir adam rejimindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanı ne derse o oluyor onun dediği kanun. Bakın komisyonlarda daha önceki parlamenter sistemde milletvekilleri aylarca komisyonlarda çalıştı. STK temsilcilerinin de görüşlerinin alındığı branş sahibi kişilerin dinlendiği kanunlar 6-7 ayda çıkıyordu. Şu an Cumhurbaşkanı’nın Baş danışmanı olan 26 yaşındaki hayatı boyunca cüppe giymemiş birisinin iki saatte yazdığı bir metin Sayın Cumhurbaşkanı’nın imzalamasıyla kanun oluyor. Türkiye’nin düştüğü nokta bu. Dolayısıyla bundan biz de mustaribiz, tüm muhalefette mustarip, ben AK Parti’ye oy verenlerin de mustarip olduğunu düşünüyorum. Genel Başkanımızın Başbakan olduğu o dönemde Temiz Siyaset Belgesi çıkmış olsaydı, Peker’in bu iddiaları konuşulmayacaktı veya hukuk bunun gereğini yerine getirmiş olacaktı. Peker’in iddialarında gibi Türkiye’de açıklığa kavuşmamış onlarca konuları var önümüzdeki süreç içinde de hükümetin bu konuda sıkışacağını adım gibi eminim.’’ İfadelerini kullandı.

 

‘‘KANAL İSTANBUL PROJESİ HALKA SORULMADAN YAPILDIĞI İÇİN MEŞRU DEĞİLDİR’’

Kanal İstanbul Projesi’ne karşı çıktıklarını söyleyen İçten, ‘‘35 yıldır İstanbul’da yaşayan bir kardeşinizim, Beylikdüzü’nde ikamet ediyorum. Evet İstanbul’la ilgili bir sürü projeler yapılabilir eğer gerçekten halkın menfaatine ise. Ancak şu önemli; İETT’de bile otobüsün rengini halka soran bir iradenin benim torunlarımın torunlarının ve İstanbul’un lojistik, jeopolitik durumunu değiştirecek, yaşam tarzımızı değiştirecek bir projenin halka sorulmadan yapılması meşru değildir. Meşruiyet hakkı kaybedilmiştir. Şu an yapılması gereken tek bir şey var; eğer ‘Sayın Cumhurbaşkanı söke söke alırız, söke söke yaparız, inadına yaparız’ dediği projeyi halka rağmen yapıyorsa o zaman meşruluğu tartışılır. Mutlaka halka sorulmalıdır. Ben İstanbul halkının bu projeyi kabul edeceğini düşünmüyorum. Orada köprüler yapılacak insanlar o köprüleri parayla geçecek. Oraya kanal yapılacak ve o kanaldan geçmeyen gemilerden dahi para alınacak.’’ dedi.

Göksenin Aktaş / İstanbul Gündemi