CHP’DEN İSTİFA ETTİ, SARIGÜL’E ‘PARTİ KUR’ ÇAĞRISI YAPTI

Önceki dönem CHP Çekmeköy Belediye Meclis Üyeliği yapan CHP üyesi Yusuf Polat, yerel basın mensuplarına düzenlediği bir basın toplantısı ile istifa ettiğini duyurdu.

Önceki dönem CHP Çekmeköy Belediye Meclis Üyeliği yapan CHP üyesi Yusuf Polat, yerel basın mensuplarına düzenlediği bir basın toplantısı ile istifa ettiğini duyurdu. Polat, siyasette yeni bir başlangıç yapması için Mustafa Sarıgül’e bir mektup ile çağrıda bulundu.

 

CHP Üyesi ve aynı zamanda önceki dönem CHP Çekmeköy Belediye Meclis Üyeliği yapan ve partisinden istifa kararı alan Yusuf Polat, basının karşısına çıktı. Düzenlediği basın toplantısı ile istifa kararını açıklayan Polat, Mustafa Sarıgül’e siyaset arenasına dönmesi için bir çağrı mektubu okudu.

 

Toplantı sırasında bir gazetecinin, Yusuf Polat’ın mektubunu, danışmanı vasıtasıyla Mustafa Sarıgül’e ulaştırmasının ardından, Sarıgül, Polat’ı telefon ile toplantı sırasında aradı. Görüşmeyi gazetecilerin yanında yapan Yusuf Polat’ın ifadelerinden Mustafa Sarıgül’ün çağrıya olumlu baktığı tahmin edildi.

 

‘UMUT YOK OLURSA İNSAN MUTSUZ OLUR’

 

Sarıgül’e siyasete geri dönmesi hususunda açık çağrıda bulunan Yusuf Polat, günümüzde halkın umudunun giderek azaldığını belirterek, “Ülkemizde yaşadığımız bu süreçte, gerek ekonomik hayattaki, gerekse sosyal hayattaki olumsuzluklar bizlere, Cumhuriyet tarihinin en zor koşullarını yaşatmaktadır. İnsanların ekonomik güçleri azalabilir, yaşam tarzlarıyla ilgili kısıtlamalar yaşanabilir. İşsiz kalabilir, sıkıntılar yaşayabilir. Hepsini anlayabiliriz. Buna rağmen yine de mutlu olabilirler. Bizim insanımız kalenderdir. Kabullenebilir yeri geldiğinde. Ancak insanların umutlarını kaybetmesine neden olursanız, artık onları mutlu edemezsiniz. Mutlu olmanın en son alt eşiği umuttur. Ülkemizin bireyleri umutsuz ve mutsuzdur” ifadelerini kullandı.

 

‘TEK ADAM REJİMİNE HAYIR DİYENLER TEK ADAM İLE SEÇİM YAPIYOR”

Türkiye’deki siyasi ortamın eski nezaketinden çok uzak olduğunu belirten Polat, “Bu durumun sebebi, siyaset yapıcılarıdır. Ülkeyi yöneten iktidar, almış olduğu yanlış kararlar ve beceriksiz yöneticileriyle yaşadığımız bu kriz ve kaos sürecinin asıl sorumlularıdır. İktidarın yanlış politik kararları milletin yaşadığı kriz ve kaosun sebebidir. Bu nettir ama milletin yaşadığı umutsuzluğun sebebi ise muhalefettir. Bu da nettir. Muhalefet seçmene anlatamamıştır. İktidarın hatalarını da anlatamamıştır. Bunun çözüm yollarını da anlatamamıştır. Bu necip milletin, yokluğun ve fakirliğin en çoğunu yaşadığı Kurtuluş Savaşı yıllarında da umudu vardı. Ve o umutla emperyalist ülkeleri dize getirdi. Bugün ihtiyacımız olan duygu, o günkü duygulardır. Türkiye son 20 yılda bir şeyi daha kaybetti. Sevgi ve barış dilini. Siyasi partilere ve liderlerine kutsiyet yüklendi. Sağ partilerde de durum budur, sol partilerde de durum budur. Halk bu kutsiyete teslim olan faktör durumuna düştü. Tek adam rejimine hayır diyenler, tek adam ile seçim yapar oldu” dedi.

 

‘SİYASET ÇIKMAZ SOKAKTA KAYBOLDU’

Politik ortamda şahsi görüşlerini belirten Yusuf Polat, “Sağda ve solda düşüncelerini ifade eden, çözümü anlatan siyasetçilerden, sağda ve solda birbirine hakaret eden, küfreden siyasetçilere evrilen bir politik ortam oluştu. Herkes çok katılaştı ve taraftarlarına da bunu aşıladı. En alt kademedeki bir partili, liderin hatasını savunup, rakibinin doğrularını eleştirir oldu. Siyaset çıkmaz sokakta yolunu kaybetti. Oysa bu vatan, bu memleket hepimizin. Şahsen benim paydaşım şudur;
Memleketini seven, milletini seven, işçinin köylünün emeğin hakkını savunan, üretenin
yanında olup destekleyen, farklılıklarımızı ayrışma konusu değil, zenginliğimizin sebebi gören,
Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk ilke ve inkılaplarıyla bölünmez bir bütün gören, doğusuyla
batısıyla, kuzeyi, güneyiyle hep birlikte kardeşlik türkülerini söyleyebilen herkes benim
paydaşımdır” şeklinde konuştu.

 

‘ÜLKEMİZİN SARIGÜL’E İHTİYACI VARDIR’

Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini ve artık yola başka kulvarda devam etmek istediğini belirten Yusuf Polat, “Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifamın özel sebepleri benimledir. Ama genel sebepleri yukarıdaki açıklamaların içerisindedir. Güzel dostlarım, güzel arkadaşlarım, güzel anılarım oldu. Hepsine müteşekkirim. Bu ülkenin güzel geleceğini inşa ederken, harcını beraber karacağımıza eminim. Bu tıkanmışlık ortamında buradan bir de çağrı ve davette bulunmak istiyorum. Sayın Mustafa Sarıgül, size buradan sesleniyorum; Sizi sorumluluğa davet ediyorum. Artık kayıtsız kalamazsınız. Yaşadığımız bu tıkanmış ve katılaşmış siyaset ve siyasetçi ortamında, ülkemizin size, kullandığınız sevgi diline, çözüm önerilerinize ihtiyacı vardır. Anadolu'nun her bir köşesinde değişim isteyen vatansever kadrolara ihtiyaç vardır. Küskünlüklerinizi, yaşadığınız haksızlıkları bir kenara bırakıp, unutun lütfen. Dinlenmekten yorulduğunuzu düşünüyorum. Gelin önce umudu tesis edelim, sonra mutluluğu..” diye konuştu.

 

‘NAZİK SİYASET GELENEĞİNİN SON TEMSİLCİSİDİR SARIGÜL…’

 

İstifa kararını ve Mustafa Sarıgül’e yaptığı çağrıyı basın mensuplarıyla paylaşan Yusuf Polat, “Türkiye’de siyaset çok katılaştı. Çözüm önerileri iki taraf için de; yapıcı olan yıkıcı kabul ediliyor veya hiç kabul edilmiyor. Netice itibarı ile bu tıkanmışlık, yaşadığımız ekonomik sıkıntılara, sosyal hayattaki belirsizliklere, aile hayatındaki düzensizliklere sebep olmaktadır. Ben bu konudaki çözüm anahtarının Mustafa Sarıgül olduğunu düşünüyorum. Eskiden liderler bir araya gelip tartışırlardı. Kırıcı olmazlardı. Birbirlerinin yüzüne bakacaklarını bilirlerdi. Bu gelenek çok güzel ve milliyetçi bir gelenekti. O dönemin son temsilcisidir Mustafa Sarıgül” dedi.

 

‘ATATÜRK İSMİNİ POLEMİKLERLE ANMAYALIM’

 

Geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ekseninde gelişen ‘Atatürk’ün isminin telaffuzu’ konusunda da görüşlerini paylaşan Polat, “Ben kendim inisiyatif alarak partimden istifa ediyorum. Türk siyasetinde toparlayıcı bir unsura ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bugün Anadolu’nun dört bir yanından insanların bu arayışlarını sesli bir şekilde dillendirdiğini de duyuyoruz. Umuyorum ki sayın başkan bu çağrılara kayıtsız kalmaz. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partide İstanbul İl Başkanı’nın ‘Atatürk’ diyememesini acı verici olarak yorumluyorum. Kabul edilemez görüyorum. Atatürk ismini polemiklerle konuşmak istemem ama Atatürk, bu ülkenin kurulmasındaki en büyük unsurun lideridir. Yok sayamazsınız, ismini telaffuz etmekten çekinemezsiniz. Bunu bir siyasi duruş şekliyle izah etmeye çalışamazsınız. İstifamda bunların da etkisi var. Kimseden bir talimat alarak bu yola çıkmadım. Bir çoban ateşi yakıyoruz, çayımızı demliyoruz ve herkesi bekliyoruz. Şu anki siyasi ortamdan umudunu kaybetmiş olanlara gelin diyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“BU HAREKETİM AK PARTİ’YE BİR AVANTAJ DEĞİL”

 

Yusuf Polat, istifasının ve Sarıgül’e olan çağrısının CHP’ye zarar verip vermeyeceği ve AK Parti hükümetine avantaj sağlayıp sağlamayacağına dair bir soruya, “Türkiye’nin şartları bazen istemediğiniz kararları almanıza sebep olabiliyor. 2010 yılında parti tam kuruluş aşamasındayken Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesiyle beraber, toplumda geniş kitlelere yayılan bir umut görüldü. Bu noktada Sayın Sarıgül, anketlerde 13-15 puan görülen oylara rağmen, belki de siyasi hayatının en büyük fedakarlığını yaptı. Bu hareketi bile Sarıgül’ün kutuplaştıran değil uzlaştıran yönünü ortaya koymuştur diye düşünüyorum. Türkiye’deki seçim sistemi, on sene önceki sistem değil. Parlamenter rejimde değiliz. Herkes bu ülkede kendi kitlesinin temsil edilmesi ihtiyacı duyuyor. Cumhurbaşkanı adayına parti protokolünde yer verilmiyor. Kurultaylar, kitle partilerinde tüm ülke tabanının öyle ya da böyle bir şekilde temsil edilebileceği bir yapıyı, yönetimleştirme meselesidir. Muharrem İnce’nin de bakış açısı temsil edilmeli, diğer unsurlar da… Bunları kilitlerseniz, bu partiler çıkacak. Sihirli kelime şudur: Birleştiren, ayrıştırmayan. Sağ ve sol bugün çok demode bir kavramdır. Hepsi benzer şeyleri ifade etmektedir. Memleketiniz ile ilgili iyi şeyler düşüneceksiniz. Ekiplere inanacaksınız. Sağ-sol bizim ithal ettiğimiz kavramlardır” şeklinde cevap verdi.