‘AMAÇLARI KADIN OLSAYDI YILLARCA SÜREN ZULME SES ÇIKARTIRLARDI’

AK Parti Ümraniye Meclis Üyesi Ayşe Yanık, CHP’li üyelerin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını eleştiren açıklamalarına cevap verdi.

Ümraniye Meclisi Nisan ayı 1. oturumunda söz alan Ayşe Yanık, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması gibi çıkılmasının da yasal olduğunu, kadın ve aileyi koruyan yasaların sözleşmeden önce de var olduğunu söyleyerek, bu durumu eleştirenleri algı operasyonu yapmak ile suçladı. Yanık, şunları söyledi: 

“AK Parti iktidarında kadınlarımızın lehine önemli gelişmeler yaşanmıştır. Özellikle 2004 yılından bu yana kadına yönelik şiddete karşı bir çok yasal düzenlemenin yapıldığı inkar edilemez bir gerçektir. İstanbul Sözleşmesi’nin asıl hedefinin kadına yönelik şiddet olmadığı. toplumun her kesiminin hassas olduğu bir noktanın arkasında gizlendiği açıkça ortadadır. Süreç içerisinde aile yapımızı sarsacak bir takım ezber kalıp söylemler ortaya çıkmaya başlamış, sözleşme bir takım marjinal çevrelerin, LGBT ve benzeri grupların toplumumuzun temel değerleriyle bağdaşmayan, sapkın taleplerinin temel dayanağı haline gelmiştir.

Sözleşmede yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel yönelim gibi kavramlar aile yapımız ve neslimiz hedef alınmak amacıyla çerçeve kavram olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Sözleşmenin 80’inci maddesine göre usülen sözleşmeden çıkılmıştır. Yasaya uygun bir işlemi sırf muhalefet olsun diye tartışmaya açmak algı operasyonundan başka bir şey değildir.

Sözleşmeyi fesheden veya imzalamayan tek ülke Türkiye değildir. AK Parti kadına yönelik politikalarını, şiddet ile mücadeleyi manifestolarına koymuş, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kadının itibarını artırmaya birçok adım atmış ve atmaya devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddete karşı yaptığımız düzenlemeler, İstanbul Sözleşmesi imzalanmadan önce başlamıştır. Kadınlarımızı koruyacak yasal düzenlemeler yokmuş gibi gündem oluşturmak, gerçeği çarptırmak, bu konudaki çalışmaları itibarsızlaştırmak çabasından başka bir şey değildir. Bu konuda yaygara kopartanların gerçek amaçlarının kadın olmadığını biliyoruz. Amaçları kadınları korumak olsaydı yıllarca kadına yönelik ayrımcılığa, zulmlere, eziyetlere ses çıkartırlardı. Sözleşmenin feshiyle kadına yönelik şiddet ile mücadelenin zayıflayacağını düşünen vatandaşlarımıza şunu ifade etmek isteriz ki güçlü kadın, güçlü aile, güçtü Türkiye anlayışı ile 19 yıldır iktidarımız hayatın her alanında kadının itibarını korumaya yönelik bir çok adım attık, atmaya devam ediyoruz.”