ALİ BABACAN, GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALAR YAPTI

​​​​​​​Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin millete karşı şeffaf olmadığını, dış politikada yalnız kaldıkları için düşman yaratma peşine düştüklerini belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan katıldığı bir TV programında Türkiye ve dünya gündemine dair açıklamalar yaptı. Babacan; “İktidar artık ekonomiyi, dış politikayı, bu virüs salgınını yönetemediği için düşmanları işaret ederek ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Eğer bir hükûmet varlığını sürdürmek için sürekli düşman üretmek zorundaysa içeride ya da dışarıda bu ülkenin başını mutlaka büyük belalara sokar bir gün” dedi.

 

‘DÜŞMAN ÜRETİYORLAR’

 

Doğu Akdeniz’de pek çok konuda tamamen haklı durumda olduğumuzu ancak dış politikada yalnızlaştığımızı vurgulayan babacan “Bir şekilde müdahil olan ülkelerin tamamı Türkiye karşısında gruplaştığı için şu anda Türkiye yalnız kalmış durumda. Dış politikada yalnızlıktan tehlikeli bir şey yoktur. Ama büyük resimde dedim ya düşman ihtiyacı var, düşman üretme ihtiyacı var; oradan hareket ettiğinizde aslında iç politikada gayet de işlerine gelen bir tablo var şu anda. ‘Biz de bu düşmanlara karşı haklarımızı koruyoruz’ diye hükümetin şu anda sürdürmeye çalıştığı bir çizgi var” diye konuştu.

 

HÜKÛMET; ÜCRETSİZ TEST YAPMALI, TEDBİRLERE ÖNCE KENDİSİ UYMALI, ŞEFFAF OLMALI

 

Koronavirüs ile mücadelede testin çok yaygın olarak ve ücretsiz olarak yapılabilmesi gerektiğini söyleyen Ali Babacan, “Testi pozitif çıkanların derhal her türlü şahsi izolasyona ve karantinaya girmeleri lazım. Bu çok önemli ama maalesef gerçekleşmiyor. Ayrıca hükûmet her ne kadar tedbir açıklıyorsa da tedbirlere kendilerinin uymadıklarını görüyoruz. Öyle ki valilik açıklama yapıyor fakat o yapılan açıklamaya bizzat Sayın Cumhurbaşkanı uymuyor. Yani Giresun’daki görüntüler hepimizin gözü önünde; otobüs önünden miting meydanına insanları toplayıp çay dağıtmalar, şunlar bunlar... Öncelikle karar alanların kendi aldıkları kararlara uyması lazım ki bu işin ciddiyeti konusunda insanlar ikna olsun” ifadelerini kullandı.

 

‘SÜREÇ YÖNETİMİ DEĞİL, ALGI YÖNETİMİ’

 

Pandemi sürecinde yaşanan vaka sayıları hakkında da görüş bildirine Babacan, “Bir başka husus da veriler konusunda şeffaf olunmaması. Artık bu, hükûmet açısından bir süreç yönetiminden çok, algı yönetimi haline geldi. Bu konuda acilen güvenin tesis edilmesi ve gerçek tablonun bütün şeffaflığıyla ve açıklığıyla vatandaşlarımızla paylaşılması lazım. Gerçeklerden korkmamak gerek, yani bu kriz yönetiminin en önemli metodudur. Hangi kriz olursa olsun, gerçekler açık ve şeffaf bir şekilde toplumla paylaşılmalıdır” dedi.

 

‘100 MİLYAR DOLARI KİBRİTLE YAKAN BİR MERKEZ BANKASI VAR’

 

Ekonomide yapılan icraatları da eleştiren Babacan, “Bir yılda 100 milyar dolar rezervini adeta kibriti çakıp yakan bir Merkez Bankası ve hükûmet var. IMF’den gelecek öyle 9, 10 milyarla falan bu ekonominin düzelmesi mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye bu dövizi ancak ve ancak özel kaynaklardan, piyasa kaynaklarından sağlamalı. Ama bunu sağlaması için de önce güven ve itibar lazım. Güvenini kaybetmiş, itibarını kaybetmiş bir ülkeye kim hangi dövizi verecek; kim, hangi borcu nasıl sağlayacak? Bir oyun oynanıyor, deniyor ki “bak Merkez Bankası hiç karışmıyor dövize”. Bunların hepsi palavra açıkçası, yani şu anda örtülü bir şekilde kamu bankaları üzerinden dövize müdahale var. Piyasanın güvenini sarsan ve memleketi krizin daha da derinlerine sürükleyen yanlış bir politika bu” diye konuştu.